thelernen logothelernen
Start for free

Hız:
Twister Master: {tamamlandı} / 52 tamamlandı
#1Zorluk: medium

Bir berber bir berbere bre berber gel beraber bir berber dükkanı açalım demiş.

Telaffuz: [biɾ beɾbeɾ biɾ beɾbeɾe bɾe beɾbeɾ ɟel beɾabeɾ biɾ beɾbeɾ dycːanɯ atʃalɯm demiʃ]

Çeviri:"Bir berber bir berbere bre berber gel beraber bir berber dükkanı açalım demiş."

💡 Telaffuz İpucu:Tekrarlayan "berber" ve "bir" seslerini hızlıca söylemeye odaklanın.
#2Zorluk: medium

Bir berber bir berbere bre berber gel beraber bir berber dükkanı açalım demiş.

Telaffuz: [biɾ beɾbeɾ biɾ beɾbeɾe bɾe beɾbeɾ ɟel beɾabeɾ biɾ beɾbeɾ dycːanɯ atʃalɯm demiʃ]

Çeviri:"A barber told another barber, "Hey barber, let's open a barber shop together.""

#3Zorluk: easy

Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortadaki su şişesi.

Telaffuz: [ʃu cœʃe jaz cœʃesi ʃu cœʃe kɯʃ cœʃesi oɾtadaki su ʃiʃesi]

Çeviri:"That corner is summer corner, that corner is winter corner, the bottle of water is in the middle."

#4Zorluk: easy

Gül dibi bülbül dili gibi, gül dibi bülbül dili.

Telaffuz: [ɟyl dibi bylzyl dili ɟibi ɟyl dibi bylzyl dili]

Çeviri:"The base of the rose is like a nightingale's tongue, the base of the rose is a nightingale's tongue."

#5Zorluk: easy

Kartal kalkar dal sarkar, dal sarkar kartal kalkar.

Telaffuz: [kaɾtal kalkaɾ dal saɾkaɾ dal saɾkaɾ kaɾtal kalkaɾ]

Çeviri:"The eagle takes off and the branch sags; the branch sags and the eagle takes off."

#6Zorluk: medium

Al bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür.

Telaffuz: [al bu takatukalaɾɯ takatukadʒɯja takatukalatmaja ɟœtyɾ]

Çeviri:"Take these takatukas to the takatuka-maker to be takatuka-ed."

#7Zorluk: medium

Yoğurdu sarımsaklasak da mı saklasak, sarımsaklamasak da mı saklasak?

Telaffuz: [joːuɾdu saɾɯmsaklasak da mɯ saklasak saɾɯmsaklamasak da mɯ saklasak]

Çeviri:"Should we store the yogurt with garlic, or store it without garlic?"

#8Zorluk: hard

Çatalağzı'nda çatallı Çatalca'lı Çatıkkaş Çatalbaht Çatin'in çatallı çatalı var.

Telaffuz: [tʃatalaːzɯnda tʃatallɯ tʃataldʒalɯ tʃatɯkkaʃ tʃatalbaht tʃatinin tʃatallɯ tʃatalɯ vaɾ]

Çeviri:"Frown-browed Çatalbaht Çatin of Çatalca in Çatalağzı has a forked fork."

#9Zorluk: medium

Kırk küp, kırkının da kulbu kırık küp.

Telaffuz: [kɯɾk cyp kɯɾkɯnɯn da kulbu kɯɾɯk cyp]

Çeviri:"Forty earthenware jars, all forty jars have broken handles."

#10Zorluk: easy

Sarı sarımsak, beyaz sarımsak, ikisi de sarımsak.

Telaffuz: [saɾɯ saɾɯmsak bejaz saɾɯmsak ikisi de saɾɯmsak]

Çeviri:"Yellow garlic, white garlic, both are garlic."

#11Zorluk: medium

Şu dağda beş boş eşek, beşi de boş beş eşek.

Telaffuz: [ʃu daːda beʃ boʃ eʃec beʃi de boʃ beʃ eʃec]

Çeviri:"On that mountain are five empty donkeys, all five are empty donkeys."

#12Zorluk: hard

Süratli süvari süngüsünü süratle sürdü.

Telaffuz: [syɾatli syvaɾi synɟysyny syɾatle syɾdy]

Çeviri:"The swift cavalryman rapidly pushed his bayonet forward."

#13Zorluk: medium

Pireli peyniri perhizli pireler yer.

Telaffuz: [piɾeli peyniɾi peɾhizli piɾeleɾ jeɾ]

Çeviri:"Dieting fleas eat flea-infested cheese."

#14Zorluk: easy

Yedi katlı yedi yapraklı yonca.

Telaffuz: [jedi katlɯ jedi japɾaklɯ jondʒa]

Çeviri:"Seven-layered, seven-leaved clover."

#15Zorluk: medium

Nimet Nihat'a nane nane derken Nevin nane topladı.

Telaffuz: [nimet nihata nane nane deɾcen nevin nane topladɯ]

Çeviri:"While Nimet said mint mint to Nihat, Nevin picked mint."

#16Zorluk: medium

Keşanlı Kemal kentin kenarında kasketini kaldırdı.

Telaffuz: [ceʃanlɯ cemal centin kenaɾɯnda kasketini kaldɯɾdɯ]

Çeviri:"Kemal from Keşan tipped his cap on the edge of town."

#17Zorluk: medium

Cüce Cahit caddedeki camide cumayı kıldı.

Telaffuz: [dʒydʒe dʒahit dʒaddedeci dʒamide dʒumajɯ kɯldɯ]

Çeviri:"Dwarf Cahit performed Friday prayer in the mosque on the street."

#18Zorluk: easy

Süslü Süleyman süslü sürahisini süsledi.

Telaffuz: [sysly slylejman sysly syɾahisini sysledi]

Çeviri:"Fancy Süleyman decorated his fancy pitcher."

#19Zorluk: easy

Laleli Lale Lale'ye lale verdi.

Telaffuz: [laleli lale laleje lale veɾdi]

Çeviri:"Lale from Laleli gave a tulip to Lale."

#20Zorluk: easy

Topal tavşan tepeden tepeye hopladı.

Telaffuz: [topal tavʃan tepeden tepeye hopladɯ]

Çeviri:"The lame rabbit hopped from hill to hill."

#21Zorluk: medium

Dörtyol'da dertli Dursun'un dükkanında durdum.

Telaffuz: [dœɾtjolda deɾtli duɾsunun dyccanɯnda duɾdum]

Çeviri:"I stopped at troubled Dursun's shop in Dörtyol."

#22Zorluk: medium

Çapaklı Çetin çamurda çizmeyle yürüdü.

Telaffuz: [tʃapaklɯ tʃetin tʃamuɾda tʃizmeyle jyɾydy]

Çeviri:"Bleary-eyed Çetin walked in mud with boots."

#23Zorluk: medium

Fahrünnisa Fatih'te fırın işletti.

Telaffuz: [fahɾynnisa fatihte fɯɾɯn iʃletti]

Çeviri:"Fahrünnisa operated a bakery in Fatih."

#24Zorluk: easy

Şavşatlı Şaban şarkı söyledi.

Telaffuz: [ʃavʃatlɯ ʃaban ʃaɾkɯ sœyledi]

Çeviri:"Şaban from Şavşat sang a song."

#25Zorluk: medium

Babaeski bakkalı Baki bayat bisküvi sattı.

Telaffuz: [babaesci bakkalɯ baci bajat biscyvi sattɯ]

Çeviri:"Grocer Baki of Babaeski sold stale biscuits."

#26Zorluk: easy

İbiş ile Memiş mahkemeye gitmiş.

Telaffuz: [ibiʃ ile memiʃ mahcemeye ɟitmiʃ]

Çeviri:"İbiş and Memiş went to court."

#27Zorluk: easy

Abe hayırlı sabahlar, hayırlı akşamlar.

Telaffuz: [abe hajɯɾlɯ sabahlaɾ hajɯɾlɯ akʃamlaɾ]

Çeviri:"Oh good morning, good evening."

#28Zorluk: medium

Pireli pazar pazar günü kapandı.

Telaffuz: [piɾeli pazaɾ pazaɾ ɟyny kapandɯ]

Çeviri:"Flea market closed on Sunday."

#29Zorluk: medium

Tarlaya ektim soğan, bitmedi kaldı doğan.

Telaffuz: [taɾlaja ectim soːan bitmedi kaldɯ doːan]

Çeviri:"I planted onions in the field, they didn't grow, falcons stayed."

#30Zorluk: easy

Bolu'da bol bol borcam satıldı.

Telaffuz: [boluda bol bol boɾdʒam satɯldɯ]

Çeviri:"In Bolu, plenty of heat-resistant glass was sold."

#31Zorluk: hard

Karakötürüm Kâzım kapıda kaldırım kazdı.

Telaffuz: [kaɾakœtyɾym kazɯm kapɯda kaldɯɾɯm kazdɯ]

Çeviri:"Paralyzed Kâzım dug the pavement at the door."

#32Zorluk: easy

Sarı sivrisinek sarı saksıya kondu.

Telaffuz: [saɾɯ sivɾisinec saɾɯ saksɯja kondu]

Çeviri:"The yellow mosquito landed on the yellow flowerpot."

#33Zorluk: medium

Gece gelen gelincik goncayı kemirdi.

Telaffuz: [ɟedʒe ɟelen ɟelindʒic ɡondʒajɯ cemiɾdi]

Çeviri:"The weasel coming at night gnawed the rosebud."

#34Zorluk: easy

Bozkırda boz boz ayılar gezindi.

Telaffuz: [bozkɯɾda boz boz ajɯlaɾ ɟezindi]

Çeviri:"Grey bears wandered in the steppe."

#35Zorluk: medium

Kırıkhan'lı Kâzım kırık kürekle kuyuyu kazdı.

Telaffuz: [kɯɾɯkhanlɯ kazɯm kɯɾɯk cyɾecle kujuyu kazdɯ]

Çeviri:"Kâzım from Kırıkhan dug the well with a broken shovel."

#36Zorluk: easy

Penceredeki peçeteyi rüzgar uçurdu.

Telaffuz: [pendededeci petʃeteyi ɾyzɡaɾ utʃuɾdu]

Çeviri:"The wind blew away the napkin on the window."

#37Zorluk: easy

Taşlı tarlada tavşanlar zıpladı.

Telaffuz: [taʃlɯ taɾlada tavʃanlaɾ zɯpladɯ]

Çeviri:"Rabbits jumped in the stony field."

#38Zorluk: easy

Mavi masada mavi meyveler duruyor.

Telaffuz: [mavi masada mavi meyveleɾ duɾuyoɾ]

Çeviri:"Blue fruits stand on the blue table."

#39Zorluk: medium

Denizli'li Cevdet cevizi cebine koydu.

Telaffuz: [denizlili dʒevdet dʒevizi dʒebine kojdu]

Çeviri:"Cevdet from Denizli put the walnut in his pocket."

#40Zorluk: medium

Köprünün altında küçük kurbağalar öttü.

Telaffuz: [cœpɾynyn altɯnda cytʃyc kuɾbaːalaɾ œtty]

Çeviri:"Little frogs croaked under the bridge."

#41Zorluk: easy

Samandağ'da sarı samanlar saçıldı.

Telaffuz: [samandaːda saɾɯ samanlaɾ satʃɯldɯ]

Çeviri:"Yellow straw was scattered in Samandağ."

#42Zorluk: easy

Koca kafalı Kâzım kartonu kesiti.

Telaffuz: [kodʒa kafalɯ kazɯm kaɾtonu cesiti]

Çeviri:"Big-headed Kâzım cut the cardboard."

#43Zorluk: medium

Çarşambada çamurlu çizmeler kurudu.

Telaffuz: [tʃaɾʃambada tʃamuɾlu tʃizmeleɾ kuɾudu]

Çeviri:"Muddy boots dried in Çarşamba."

#44Zorluk: easy

Beyaz bereli bakkal bisküvi dağıttı.

Telaffuz: [bejaz beɾeli bakkal biscyvi daːɯttɯ]

Çeviri:"The grocer with a white beret distributed biscuits."

#45Zorluk: easy

Kırmızı kazaklı Kemal kapıyı kapattı.

Telaffuz: [kɯɾmɯzɯ kazaklɯ cemal kapɯjɯ kapattɯ]

Çeviri:"Kemal in a red sweater closed the door."

#46Zorluk: easy

Yeşil yapraklı ağaçlar rüzgarda sallandı.

Telaffuz: [jeʃil japɾaklɯ aːatʃlaɾ ɾyzɡaɾda sallandɯ]

Çeviri:"Green-leaved trees swayed in the wind."

#47Zorluk: easy

Çabuk çıkan çocuk çilek yedi.

Telaffuz: [tʃabuk tʃɯkan tʃodʒuk tʃilec jedi]

Çeviri:"The child who came out quickly ate strawberries."

#48Zorluk: easy

Karadenizli Kazım karides pişirdi.

Telaffuz: [kaɾadenizli kazɯm kaɾides piʃiɾdi]

Çeviri:"Kazım from the Black Sea cooked shrimp."

#49Zorluk: easy

Gümüş kaşıklı gelin çorba içti.

Telaffuz: [ɟymyʃ kaʃɯklɯ ɟelin tʃoɾba itʃti]

Çeviri:"The bride with the silver spoon drank soup."

#50Zorluk: easy

Sessiz sokakta sarı kedi uyudu.

Telaffuz: [sessiz sokakta saɾɯ cedi uyudu]

Çeviri:"The yellow cat slept in the quiet street."

#51Zorluk: easy

Şekerli şerbet şişede duruyor.

Telaffuz: [ʃeceɾli ʃeɾbet ʃiʃede duɾuyoɾ]

Çeviri:"Sweet sherbet stands in the bottle."

#52Zorluk: medium

Hızlı hareket eden kaplumbağa yarışı kazandı.

Telaffuz: [hɯzlɯ haɾecet eden kaplumbaːa jaɾɯʃɯ kazandɯ]

Çeviri:"The fast-moving turtle won the race."

Dil Tekerlemeleri için İpuçları

Tekerlemeler dil öğrenimine nasıl yardımcı olur?

Ağız kaslarınızı güçlendirir, bilmediğiniz fonetik hedefleri vurmak için dilinizi eğitir ve doğal konuşma için artikülasyon hızını geliştirir.

Pratik yapmanın en iyi yolu nedir?

En yavaş hızla (0,5x) başlayın, tek tek kelime telaffuzlarını parçalara ayırın, 5 kez tekrarlayın ve ardından yavaş yavaş 1,5 kat uzman hızına çıkın!