crescere
/ˈkre.ʃe.re/
Anlamı (TR)
büyümek
Fiil
Context: Developing in size or growing up.
Örneks
I bambini crescono a vista d'occhio in questo periodo.
Çocuklar bu dönemde göz önünde büyüyorlar.
Le piante del giardino sono cresciute molto dopo la pioggia.
Bahçedeki bitkiler yağmurdan sonra çok büyüdü.
Tarafından incelendi TheLernen dil ekibi
Kişisel kelime dağarcığınız
🦊 Bu kelimeyi canlı bir AI sohbetinde kullanın